CİHANGİR'E DAİR VE SATIR SATIR HER ŞEY.....

>> 10 Temmuz 2010 Cumartesi

MAYIS / 2010
Sabah henüz saat 6.30 civarı .. Uyanalı çok olmuştu, kulağıma bahar cıvıltılarıyla kuş sesleri geliyor dışarıdan , usulca pencereyi açıp, içeriye miss gibi, tertemiz bahar havasının girişini buyur ediyorum. Başımı ileriye uzatıp, ağaçlarla kaplı bahçedeki kuşları ve çatılara konmuş gürültücü martıları seyrediyorum bir süre. Biraz ileride tam karşımda masmavi deniz ve içinden gemileriyle geçen odamızdan bana göz kırpıyor, ama ben dahada hüzünleniyorum, zira ruhumun limanında tüm gemiler demir atmışlar , yinede özlüyorum tüm sahilleri.

Dışarıda mevsim bahar, bende ise mevsim kara kış, çok bulutlu ve öylesine kapalıyım ki.... :((((( zerre kadar bile gün ışığım yok.
Başımı geriye çevirip Karadutuma bakıyorum bir an, çok ama çok yorgun, acıdan perişan halde ilaçların etkisinde uyuyor, her zamanki gibi 8.30'da uyanacak. Ateşini ,serumunu,ve damar girişini kontrol ediyor, ameliyat yerine dikkatle göz gezdiriyorum, herşey normal gibi , sonrada yanağına her günkünkinden farklı, daha merhametle sabah öpücüğümü bırakıp,üzerini düzeltiyorum. Yardımcıma ve sabah hemşiresine bazı talimatlar verip biraz yürüyüş yapacağımı söylüyorum ve tekrar O minyon, birazda zayıflamış yüzüne bakıp, alnına düşen uzun siyah buklelerine gülümseyip odamızdan çıkıyorum
..Durmaksızın yağmur bulutları beni bırakmıyor ve işte yine gözlerim doluyor. Tam da dolu doluyken sabah nöbetçi doktorumuza yakalanıyorum ! gülümsüyor, günaydınlaşıyoruz, ''iyimisiniz ? '' dedikten sonra '' evet evet iyiyim, biraz yürümek istiyorum da '' deyip kaçar adımla uzaklaşıyorum ,içimden de onlar böyle annelere alışıktır nede olsa deyip, durumu kurtarmaya çalışıyorum. Gel gör ki bulutlar sağanak halde :((((

2 kat aşağı inip,çıkış kapısında duruyorum, hava çok güzel, bu güzel bahar havasından derin bir oksijen alıp ciğerlerime uzun uzun çekiyorum, sonra da hergün hastane çıkışı bu manzara bana günaydın diyor,onların sarı saçlarını usulca okşayıp, bende birer birer günaydın diyorum bu bahar güzellerine....ruhumdaki olmasa da,gözümdeki bulutlar dağılıveriyor yavaştan , vuruyorum kendimi Şehr-i İstanbul'umun arnavut taşlarına....

ŞAHİTTİR TÜM SOKAKLAR :(


sabahın ilk saatleri, çıt yok etrafta, serin bir ürperti yüzümden gelip geçiyor, eşofmanımın fermuarını yukarıya kadar çekip başlıyorum taksime doğru yavaş yavaş yürümeye... bende ömrümde ilk kez böylesine bomboş bir sıraselviler yolu görüyorum, daha 7 bile değil çünkü ! elimde makinem, her anı görüntülemekle meşgulüm.
Müjdat Gezen'den Beyoğlu'na geçmek için sokağına giriyorum, tarihi binaların işlemeleri, oymaları beni cezbediyor, tek tek çekiyorum onları, birer birer dolmaya başlıyor hafıza kartım.
inanılır gibi değil ama bir karşıdan gelen araç, birde ben varım sıraselviler caddesinde !!!! tadını çıkarmaya karar veriyorum, yaramaz bir kız olup ! caddenin TAM ORTASINDAN yürüyorum :)))
Veee... işte İSTİKLAL CADDESİ !!!! evet evet istiklal-Beyoğlu burası. Bomboşş...... O kadar yorgun kiii, aman diyor kenar kenar yürü '' oysa tranvay saatine ne çok var,niye kenar kenar yürüyecekmişim ''diyecekken, anlıyorum uyarısını ! Her saniye kamyonetler, gazete dağıtıcıları, büfe malzemecileri motorsıkletler vın vınnn gelip geçiyorlar....
Meraklı bazı esnaf bakışlarına hiç aldırmadan elimde makinem, durmadan kareler yakalıyorum..bir yandan da ' kimbilir bir daha böyle bomboş beyoğlu sokaklarını ne zaman görürüm acaba ' diye düşünürken ?....
sevgili ATAM'a uğruyorum, geçenlerde 19 mayısdan kalan çiçekleriyle gayet mutlu buluyorum.. Bir kaç kelam ediyorum ATA'mızla ,adeta dikkatle dinlediğini farkediyorum, sonra ''ben HERŞEYİ Biliyorum !!'' diyerek kaşlarını çatıyor üzülüyorum :( gitmem gerekli ve müsade istiyorum, ayrılırken de ''yarın sabah yine gelebilirmiyim ''diye sormadan geçemiyorum bu dünyanın güzel LİDERine '' SEN NE ZAMAN İSTERSEN '' diyor ve Çok Mutlu ayrılıyorum :) Doğruca kestirmeden kendimi Güzelimm Cihangir sokaklarına bırakıyorum..
Kimseler yok, aman gürültü yapmıyalım, semt sakinleri uyuyor !!!
Yolun başından uzun uzun seyrediyorum bu enfes evleri, araçların sahibi olan boş caddelerin üzerinden usul usul yürümeye devam ediyorum,
her bir ev, her bir bina beni yerime mıhlıyor !!!!!
sonra enn sevdiğim cadde ve sokakta uzunca oyalanıyorum, her beyoğluna gelişimde mutlaka burada kahvemi içer, özellikle çok sevdiğim bir mekanda yemeğimi yemeyi tercih ederim. Mutlaka ama mutlaka en az 3-4 ünlüylede mekanlarda karşılaşırız. O günde Hümeyra vardı ....
Bambaşka duygulara karışmış halde ,evlerin asaletine yakinen şahit olmak beni keyiflendiriyor,
resim çekmeye öylesine dalmışım ki , ilerde taksi durağı var, yakınlaşınca sormadan edemiyorlar '' günaydın gazetecimisiniz sizde ?'' ! '' hayır ama çok istemiştim !! '' diyorum gülümsüyorlar,
yola devam ediyorum, sabah güneşi kuvvetle çıkmaya başlıyor evlerin arasından, yer yer kızarıyor camlar, binalar,
sokaklar, caddeler beni bekliyedursun ; ben halen en sevdiğim cafelerin bulunduğu bu enfes sokakta demirlemiş haldeyim,
gözlerimi balkonlardan, nakış gibi işlenmiş taşlardan almam ne mümkün ?
herbiri, diğerine komşu evler,
adeta kolkola girmiş, bitişik nizamda,dimdik duruşlu evlerdi bunlar !
semt sakinleri o kadar sahiplenmiş ki bu çok özel yeri,
düzen ve temizlikten dolayı ,içimden gelip * 10 veriyorum hepsine.
sokaklar, caddeler böylesine şıkken, elbette pencere önleride göz alıcı oluyordu
ne güzel bişey özel olanı, özel kılmak, ona hayat vermek diye düşüne düşüne resimlemeye devam ediyordum ki,
bir cafenin önündeki bu manzara beni çok etkiledi... :)))))) Tam Resimlikti doğrusu !
evlerin yapısal şaşaası çok kaydedeğerdi elbette,
ama bazılarının önünde ,sabahın bu ilk saatlerinde özellikle duruyor,
öylesine doyamıyordumki, dakikalaca bakıp bakıp duruyordum, tıpkı bu mavi bina gibi ....
nasıl bir güzellikse bu , gözlerim yakınen şahitti her birine.
renklerin keyfi sonsuz hazlar veriyordu çok yorgun olan hislerime,
o kadar sıcak,
o denli zariftiki gördüklerim
derdimi, kaygılarımı birer birer unutturuveriyorlardı o dakikalarda

artık şehir uyanmış, semt sakinleride işyerlerine ve günlük telaşlara başlamak için yollara dökülüyordu, tabii tek maraklı ben değildim etrafı böylesine gözlemleyen,,

başka gözlerde vardı yakınlarımda : başımı bir kaldırdım ki ne göreyim :))) bayan pisi bana ''hayırdır sabah sabah yolunu mu kaybettin'' dercesine bakıyordu !!! tabii onunda ne işi varsa artık orada ? cafeler kepenk açmaya başlamıştı, bende kayıt altında tutmaya gayret ediyordum önüme gelenleri, buda bahçesi olan dostlara bir fikir diye resimlendi sizler için.
artık gözlerim renge iyice doymaya başlamıştı,
yavaş yavaş bende kendimi doyurmak için dönüş yoluna geçtim,
ara sokakları kestirmeden kullanmaya karar vermiş halde
bir gözüm hiç atlamadan böyle şirin güzelliklerde,
diğer gözümlede ,aklımda geçmekte olduğum bu köşkte, acaba kimler neler yaşadı diye düşüne düşüne
cihangir yokuşlarına kendimi vurmuştum. Ve artık deniz göründüğüne göre, ne kadar tepelerde olduğumu varın siz düşünün artık !!
şeker pembesi evlerden,
bir diğerine yürürken,
bir anda; ruhende ne çok renk aldığımı hissettim,

öyle ya, böylesine müstesna bir ortamda insanın bulutları dağılıveriyordu farkında bile olmadan, bende bu huzura ortak olup, makinemdeki son şarj işaretine rağmen bonkörce resim çekmeye devam ediyordum, şarj biterse telefon vardı nasılsa,
antika dükkanı enfesti, ama güneş müsade etmedi fazlasına,
ve geri dönerken bakın yollar artık hareketlendi,
insanlar gözleri saatte, koşar adımda yetişme gayretindeydi istikametlerine doğru ,
Sevgili ATAmıza da göz attım da,



Pırıl pırıl güneşin altında IŞILDIYORDU..... sıraselvilerde de hayat süratle başlamış, az önce yolun ortasından yürürken, şimdi kenar kenar kalmıştım :)
eski takxim -Maxime kuşlar konmaya başlamıştı bile.
bende daha hızlı adımlarla,
kalabalığa karışıp,
beyoğlundan,
bakına bakına geçip,
sevgili karadutuma annesi gibi çok sevdiği kestane kebaplardan satın alıp,
birazda meşhur İnci'den profiteroller alıp, doğruca hastane yollarına geri dönmüştüm :(


Nisan 7 de başlayan ilk ameliyattan sonra, 7 mayısta tekrar 2.müdahale için hastane dönemlerindeydik. Hayatta unutmak istediğim çok zor haftalar arasında, nefes almak için , İstanbulun En nadide enn sevdiğim yerlerinden birindeydim.
Cihangire komşu hastanemiz, bana sonsuz güzellikleri ayaklarımın ucuna kadar getiriyordu, operasyon sonrası, Karadutum dinlenirken, uyurken, yada fizik tedavi merkezine gitmişken, geriye kalan boş vakitlerimde bende, her sabah sporum ve mutlaka öğlen yemek aralarında kendimi Cihangir başta olmak üzere, beyoğlu - gümüşsuyu taraflarına bırakıyor, bu yürüyüşler esnasında biraz iç huzuru elde ediyordum.

EVLER ÖYLESİNE RENGARENKtiKİ ,İÇİMDEKİ TÜM KARAYI , GRİYİ ,SİYAHA DAİR NE VARSA TEK TEK KOCAMAN BİR SİLGİ GİBİ SİLİYORDU..
Her bir sokakta içimdeki sesin devasa çığlıklarını bırakıyor, sakinlik moduna geçiyor gibi oluyor, ya da ben öyle sanıyordum....
Sabahın erken saatlerinde esnaf kepenk açıyor, bende onlarla beraber,her bir yeni güne kendi umut kepenklerimi açar halde geziniyordum.

İnsanın aslında içindeki sessiz çığlıkları kulakları sağır ediyor, nede çok yankı yapıyormuş, hayretle şahit oluyordum :(((
İstanbul'un orta yerinde olmasına rağmen kıyıda köşede kalmış, semt sakinleri haricinde yeterince bilinmeyen , biz müdavimlerinin vede şimdilerde nice sanatçıların dışında ,nadide bir mücevher izlenimi bırakan Cihangir evleri ve sokaklarını sizler için görüntüledim... Burada olmayan doyumsuz cafeler, ve diğer resimleride bir başka postta devam ettirmeyi düşünüyorum.. Karşılaştığımız ünlüler, sanatçılar, beraber resimlediğimiz kareleride yakında paylaşmak üzere HEPİNİZİ EN KISA SÜREDE GÜZEL İSTANBUL'UMUN EN SEVDİĞİM Boğaz ve Adalarından sonra 3. SEMTİNE DAVET EDİYOR, HEPİNİZE SAĞLIK VE HUZUR DOLU BİR PAZAR GEÇİRMENİZİ DİLİYORUM SEVGİLİ ARKADAŞLAR...

52 yorum:

Cocukla Cocuk 11 Temmuz 2010 00:30  

kendim geziyormuşum gibi hissettim, özlemişim...

Çınar 11 Temmuz 2010 01:11  

Sayende Cihangir'de keyifli bir tur attım. Benim de içim açıldı rengarenk tarihi binalara bakarak. Paylaşımın için teşekkürler.

Karadutun tamamen iyileşmiştir umarım.

Sevgiler

birdutmasali 11 Temmuz 2010 01:28  

çocukla çocuk:
ne kadar müsnesna bir yer değil mi ?


çınar :
yani inan orada olu yaşayarak gezmek gerek.. yok böyle bir şehir !

Oğlum zor zamanları geride bırakmış olsada, zorlu tedavisine maalesef devam etmekte, sanırım eylül sonuna kadar sürecekmiş :(
her şeye ÇOK ÇOK ŞÜKÜR !!

TÜLİN-sihirli tatlar 11 Temmuz 2010 01:32  

Sevgili Nunu,ne kadar guzel doğaçlamayla Cihangir'i anlatmışsın.Fotoğraflarda, güzel çekimleriyle destek olmuş bu anlatıma.Cihangir'i çok tanımayan ve bir kac kere gitmiş ben,bu anlatımla tanıdım:)Sevgiler,Karadut'una acil şifalar dilliyorum.

birdutmasali 11 Temmuz 2010 01:43  

TÜLİN:
İnanırmısın henüz tam anlatamadım !!
sonradan düzeltmeler yapacağım sanırım :)
fotoğaf çekmek cihangirde hoş ama çok zordur. normal iş saatleri olsaydı mümkün değildi bu kadar net yakalamak !!!
dükkan önleri karışık, araçlar, insanlar karmakarışık olurdu.
birde açılı makine rofösyönel bir çekim gerekli, elimdeki o günkü makinem yeterli değildi.
ama kayıt altında kalmasını çok istemiştim.
Çokk teşekkürler ederim :)

SEVGİLERİMLE 11 Temmuz 2010 02:05  

Bende doydum resmen canım benim,ruhumda...büyük bir merakla gezindim,güzel yüreğine sağlık.
sevgilerimle...

SEVGİLERİMLE 11 Temmuz 2010 02:06  

Bende doydum canım benim.büyük bir merakla gezindim.güzel yüreğine,özüne sağlık.
sevgilerimle...

nesrin 11 Temmuz 2010 06:14  

Harika fotograflar. Gözünüze gönlünüze saglik. Sevgiler...

birdutmasali 11 Temmuz 2010 08:17  

sevgilerimle :
:))))
iyi geliyor Şu İstanbul hepimize :)) eşekkürlerr....


nesrin:
beğendiğinize sevindim,
:) teşekkür ederim

BAL ANNE 11 Temmuz 2010 09:09  

istanbulu yaşadım...
resim ve yazılarınla...
tşkler nunu

IŞILCA TATLAR 11 Temmuz 2010 09:23  

Nuraycığım,
Yıllar var Cihangiri görmeyeli. Hemen kalkıp gidesi geliyor insanın bu güzel anlatımın ve fotoğraflardan sonra.
Yüreğine sağlık canım.

Adsız 11 Temmuz 2010 09:39  

tatlım bu ne şahane bir yer, ben hiç bilmem ve ylumda düşmedi,sadece adı var bende cihangirin.
senin facedeki resimlerinle öğrenmiş biliyorsun çok hyran olmuştum. nasıl güzel evler ve cafeler varmış.mutlaka gitmek isterim farz oldu.
sevgiler iyi pazarlar canım.

SEMRA M

*Degisik Tatlar* 11 Temmuz 2010 11:19  

Cihangir Anıları postuna yakalanırken bulamadım silinmiş..

sonra baktım bu post hemen tek tek okudum.. ben bayılıyorum böyle bloglara yemek olsun gezi olsun mekan olsun :)

Cihangirin havası bir başkadır..
Susam Sokağında White Mill Cafe var bahçesinde mutlaka kahvaltını yap insana huzur veriyor..

Diğer postuda merakla bekliyorumcanım..

Umarım kötü zamanlar arkada kalmıştır güzellikler seni bekler..

KİZHATCE 11 Temmuz 2010 11:35  

öyle güzel ve samimi anlatmışsın ki inan bende seninle keyifle gezdim,yüreğine emeğine sağlık nunu cuğum:)

Fuat Gencal 11 Temmuz 2010 11:52  

Muhteşem bir anlatım, harika resimler. Paylaşımınız için teşekkürler. Oğlunuza(karadutunuzu)Acil şifalar diliyorum.

Saygılarımla.

Mehtap Pasin Gualano 11 Temmuz 2010 12:30  

Tam bir meditasyon-sabah turu olmus Sevgili Nu-Nu... Hataneler insana cok sey ogretiyor, cok sey dusunduruyor, cok seyin farkina vardiriyor...
Seninle bu sabah, Istanbul'da bir gezinti yaparken, ne cok sey hatirladim bir bilsen....
Karadut'unun simdi iyi olmasina cok sevindim... Sen de kendine iyi bak...

Adsız 11 Temmuz 2010 13:06  

iyi pazarlar canım benim, gözümün önünden o solmuş yüzün canlandı yine, ne kederdi hiç alışmadığım.
ama ben cesaretle umut yeşerttiğin zamanlara çok hayrandım, herşeye göğüs gerip daima hep dilinden düşmeyen hayat pencereni açıktuttun sen.evladınada siper olup yükseğe çıkardın,artık az yol kaldı onuda aşıyor delikanlımız yavaş yavaş.
şu güzellikleride ihmal etmedin ya helal sana arkadaşım. kimse yapamazdı o stres içinde, ben yapamazdım mesela. kapanırım kederde hep.
artık güzel günlerin çok olsun dilerim, paylaşacaklarında çok olsun. hepinize güzel haftalar mevsimler dilerim.. artık kış görme inşallah.
öpüyorum canım seni.
FERDA.

Adsız 11 Temmuz 2010 13:26  

şekercim ya,
hepimiz senin gazeteci olacağına kesin gözüyle bakıyorduk zaten, sen sanatı seçmiş olsanda, ruhun o farklı bakış açın bize geleceğin gazetecisini kabullendirmişti..
ama yapmadın devamını biliyorsun sen işte ((
şimdi bu kulvarda açık kapıyorsun, en gazetecilere taş çıkartıp ruhda katıyorsun. bu farklı bişeydir benim açımdan.
çok güzel bir anlatımdı yine,hep diyorum mutfağına sözüm olamaz, ama bir okadarda sık yaz sık yaz!
hani hastalığından sonra bir yazı vardı balık neydi hatırlayamadım,oradaki laf ustalığın beni hayrete değil ama hayranlığa düşürmüştü.
kaybolmuş bir değermisin bilmiyorum, ama kaybetmediğin değerler daha önemli bizler için.
seni çok seviyorum benim tatlı arkadaşım. kocaman bir fenersin bizide aydınlatan.
tekrar geçmişler olsun... özledim canım sizi.
SELMA.

Özlem'in Doğası 11 Temmuz 2010 13:40  

Eylüle az kaldı, her şey eskisinden de güzel olacak buna inanıyorum. Çünkü bu denli pozitif bir anneden aileden gelecek olan enerjide aynı frekanstadır.
Cihangir turu için teşekkürler, harika oldu pazar günü.
Sevgiler.)))

zencefil 11 Temmuz 2010 14:21  

Allah hiçbirimize, hiç kimseye çocuklarımızın üzüntüsünü göstermesin. Neyseki çocuğun iyleşti artık.
Bütün resimleri çok beğendim en çokta pisiliyi..Nasılda kurulmuş şemsiyenin üstüne))

(¯`·._)SİYAH KELEBEK(¯`·._) 11 Temmuz 2010 16:24  

Bende bir cihangir çocuğuyum aslında. Annemler hala cihangirde oturmakta. çok ayrı bir dünya orası. çok güzeldi yazınız ve resimler olağanüstü keyif verdi.

daha geçen hafta ordaydım annemler ziyarete gittim. ama doyamadan geri döndüm. şimdi hasret giderdim sayenizde.

karadutunuza çok geçmiş olsun . En kısa samanda sağlığına kavuşmasını diliyorum.

sevgiyle kalın, hoşçakalın.

(¯`·._)SİYAH KELEBEK(¯`·._) 11 Temmuz 2010 16:24  

Bende bir cihangir çocuğuyum aslında. Annemler hala cihangirde oturmakta. çok ayrı bir dünya orası. çok güzeldi yazınız ve resimler olağanüstü keyif verdi.

daha geçen hafta ordaydım annemler ziyarete gittim. ama doyamadan geri döndüm. şimdi hasret giderdim sayenizde.

karadutunuza çok geçmiş olsun . En kısa samanda sağlığına kavuşmasını diliyorum.

sevgiyle kalın, hoşçakalın.

birdutmasali 11 Temmuz 2010 16:38  

bal anne :
:) ne mutlu bana - tşkrlr..

Işılca tatlar :
ne özellikli bir yer değilmi Işılcığım, bana çok yar oldu :(

semra,
canım öyle az insan bilirki Cihangiri, şaşıyorum tabii bende.
bak bende senin görmediğine o zamanda inanamamıştım, elbette olabiiyor !


değişik tatlar,
:))) tabii tüm mekaları yıllar yılı bilirim,

hele son 1.5 ay hastane döneminde yani girmediğimiz yer kalmadı :))
dediğin gibi hele şu ara çok güzel o mekan ! ve diğerleride.
zor zamanlar bitti şükür, şimdi daha az yol kaldı.
**
diğer post azcık bekleyecek :)


kiz hatçe
ah canım benim..
teşekkür edeiyorum..

Baharcicegi 11 Temmuz 2010 17:12  

Cihangirin sakin sessiz sokalarinda harika bir anlatimla güzel resimlerinle pazar gezisi yaptirdin bize paylasim icin cok tesekkürler
her zaman herseye sükür,oglusun eskisi gibi daha iyi olacak insallah

Nunucum agustos sicaklari bastirmadi daha istanbula,belki burdan yagmur istersin

MÜNSTER 11 Temmuz 2010 17:17  

Beni de cokk gerilere götürdünüz bu harika fotograflarla... Ne de cok severim oralari..... Ama en az 5-6 yildir gidemedim, sayenizde bir nebze de olsa hasretim dindi... Bu arada Oglunuzda cok daha iyidir umarim... Allah bir daha böyle dertler vermesin insallah.... Sevgilerimle,

minik 11 Temmuz 2010 17:56  

Bir an yeni bir sıkıntı var zannedip endişelendim.Neyseki geçmişten bahsediyormuşsunuz.Dilerim en kısa zamanda herşey gönlünüzce olur.Sevgiler....

birdutmasali 11 Temmuz 2010 20:02  

fuat gencal
bende çok teşekkür ederim temenni ve beğenilerinize,

Mehtap Pasin G.
ne çok haklısın canım :(
hayat ne derse O oluyor !

benim amacım inan ki : uzakları yakın etmek, kimbilr bu sokak ve evler kimlerin hatıralarında, bu semtlerde ne anılar yatııyor...
ben hiç üşenmem resim çekmeye,
bilirimki 1 Kişi bile mutlu olsa benim en büyüf keyfim olur.
Bak senide nerelere götürdüm kimbilir... Dilerim güzel günlerdi
sevgiler mehtapcığım..


Ferdacığım :
nasıl bir ruh halindeydim hatırlayamadım, genel olarak oluyor tabii enerji düşüklüğü, hele söz konusu evlat olunca birde canları yanıyorsa, işin rengi öylesine değişiyor ki :(

şimdi uzaklara attık o günleri, sadece yakın gelecekteki mutlu sonu istiyorum canım.
sevgiler...


SELMACIM :)))))
senin gözün beni en tepeye bayrak direği gibi dikmiş, ne mutlu bana :))))) keyiflendirdin, gülümsettin, bayağı bir havaya da soktun desem :))))
gazeteciliği erbabplara bırakalım, kovalamasınlar beni..
ama sen beni yine öyle görmeye devam etki, HAVAMdan geçilmesin.
sevgili arkadaşım çok teşekkür ederim. (demek kaybolmuş değerlenden biriyim ha ! :))


Özlemin Doğası,
evet evet az kaldı,ama gün saymayada bir yandan korkuyorum :(
hep atıyor ileriye sayacımız ne yazıkki,
herşeyin hayırlısı özlemciğim..
teşekkür ederim canım.


zencefil,
Fundacığım bu kediler varya, cihangirin asilzadeleri, pek bii itibarlılar efendim oralarda :))))
aman ne bakış baktı bana sabah sabah bi görseydin !!! :))))
çok tşkrlr canım dileklerine.


siyah kelebek,
ne güzel biz boğazlı, siz cihangirli,İstanbulun can damarları
çokk severim çok.
sevgilerle.

Adsız 11 Temmuz 2010 20:06  

canım oramı güzel, sen yazınca daha bir mi güzel çıkamadım işin içinden bende.
ne güzel bir yazıya dökmüşsün güzelim yerleri, bayıldım ben akşam akşam.
bak dondurma yiyorduk,kulağını çınlatıyoruz ( sakızlıdır ayıp demesi =]
öpüyorum canım sizi, oğlumuda öp, tatlı delikanlıyı.
SEMA.N

SERAP 11 Temmuz 2010 20:13  

Senin sayende hic tanimadigim Istanbul semtlerini yakindan tanima firsati buluyorum.
Bizide bu geziye götürdügün icin tesekkürler.

Adsız 11 Temmuz 2010 20:14  

canımın içi elimde akşam çayım,geziyorum senle kah cihangir, kah beyoğlu, kah taksim,
nefis olmuş nefis.
pekii
a benim cancağzım, korkusuz gözü pek arkadaşım, allahın cihangiri beyoğlunda sabahın 6 larında korkmadınmı ayol.in yok cin yok.
ben ürperdim inan )))))
herşeyin geçmesine çok seviniyorum.
hep gül artık iyi akşamlar öpüyorum seni nunum. / fatoş

Kendimce 11 Temmuz 2010 21:33  

Çok güzel bir post olmuş her yeni gün yeni bir umutla başlamak gerek hayata.Ona sıkıca tutunmak ve Allahtan şifa dilemek Karaduta Acil şifalar hayırlısı ile çabucak iyileşip annesi ile beraber keyifle bu gezilere ortak olmak yaren arkadaş olmak
Çok öpüyorum sevgiler

birdutmasali 11 Temmuz 2010 23:22  

bahar çiçeği :
çok teşekkürler baharcım, beğenmene sevindim.
ben bu sene istanbulun serinliğini çok sevdim, ama yazlıktaki arkadaşlarım haliyle mutsuz :((



Münster :
Filizciğim en çok uzaklardaki dostlaraydı bu resimler..dilerim bu sene sende ayak izlerini bırabilirsin canım.


minik:
evet evet 3 ay öncesinde kaldı çok şükür bunlar ..
şimdi şükür daha sakinceyiz :)


sema n :
ah oralar çok güzel tabii.. ben şöyle bir dokundum sadece..
demek sakızlı dondurma partisi var bu gece mmmh. :))))))
banada banadaaaa derim :)


serap,
nede mutlu oluyorum böyle yazılınca serapcığım.


Fatoş :
:) !!!
sonradan çok düşündüm bende ! demek o ruh hali beni sürüklemiş götürüvermiş fatoşcuğum. yksa hiç tekin yerler değildi !
ama her adım ekip dolu oralarda, galiba buda bir kuvvet oldu bana canım.


kedimce :
evet canım, umut işte bizleri hayata bağlayan her dem.
hiçbirimizden kaybolmasın diliyorum.
teşekkür ederim.

fatmabagci 11 Temmuz 2010 23:34  

sevgili nunu...cihangir yazisini görünce heyecanlandim.blogunu takip etmeme ragmen ilk defa mail yaziyorum.umarim seninlede bir gün tanisiriz.
serapcigimla güzel bir bulusmanin ardindan bana semtimin fotograflari güzel bir sürpriz oldu.haftaya o güzellikleri yasayacagim.inci pastanesine ugramasam isim rast gitmez.
sevgilerimle fatma

Damak Tadı 12 Temmuz 2010 00:03  

Çok güzel bir post olmuş Nuray'cığım..Gönlüne sağlık canım..Pazar günü iyi geldi bana da..Hafta sonları bir gün seninle bir yerlerde karşılaşacağız sanırım..Karadutun'a çok sevgiler..

İyi haftalar canım..

http://www.lezzetibol.com 12 Temmuz 2010 10:09  

Canım fotoğrafların ve anlatım dilin gerçekten çooook güzel. Ama ben bir anne olarak daha çok içinde bulunduğun üzüntüne üzülüyorum. Her zaman inancın ve umdun tam olsun. Bu kadar çaba ve özen ile inan bana HERÇEY ÇOK AMA ÇOK GÜZEL OLACAK...
Allah acil şifalar versin canım benim...
Üzüntünü kalbimde hissettim

Delfina ; 12 Temmuz 2010 11:24  

Nunum ben cihangir'e gitmemiştim henüz,ayak izlerini bıraktığın yerleri böyle güzel anlatıyorsun ya,bir sonraki rotam orası olsun o zaman.Senin gözünle görebilmek umuduyla...

Güzel resimlere sonsuz tşkler...

dokuzuncubulut 12 Temmuz 2010 12:02  

Şehrin en güzel ve sakin saatlerinde çekilmiş mükemmel fotoğraflar... Hep iş saatlerinde bir kalabalık, gürültü ve trafik içinde oralardan geçildiği için çoğu zaman semtin bu güzel halini, farketmeden geçiyoruz...
Hatırlattığınız için teşekkürler, sevgiler...

sevil(birdemliksohbet) 12 Temmuz 2010 13:29  

sevgili nunu özlediğim cihangir sokaklarını seninle bir kaz daha gezdim
evlenmeden önce cihangirde oturan ablama çok sık giderdim evlenince oda evini şişliye taşıyınca o sokakları unuttum bir daha görme fırsatım olmamıştı sayende benimde içimdeki bütün griler ve siyahlar kayboldu
nunum canım benim herşey gönlünce olsun karadutun başta olmak üzere hepinize sağlık versin
sevgiler

boncuk mutfakta 12 Temmuz 2010 22:03  

Güzel anlatımın için teşekkür ederim Nunucum.
Cihangir'in olmazsa olmazı güzel ,ünlü kedilerinide fotoğraflaman ne kadar iyi olmuş.
Öpüyorum.

Adsız 12 Temmuz 2010 22:10  

sen böyle yazdıkça okudukça okumak geliyor, şehir dile gelmiş nunucuğum. ne asil ne aka aka yazmışsın. birde o binaların sokakların güzelliği büyüledi beni.
hepmi güzeldi dedim, yoksa çok kalabalık bir cumartesi benmi atladım bu güzelliği.
üzüldüm.
sabah görme şansım olsa dedim içimden senin gibi yani.
herşeyiniz renkli olsun. hiç kara siyah görmeden inşallah.
çok öptüm canım. yüreğine sağlık

GÜLDEN y.

kara kitap 12 Temmuz 2010 23:13  

oğlunuza çok geçmiş olsun.bu kadar sıkıntılı zamanlarınızda bile yaşamın renkli yanlarını görmeyi başarabiliyorsunuz,sizden öğreneceğim çok şey var.istanbul çok güzel şehir.bu güzel tur için teşekkürler.istanbul'da taksim'de sabahın 5,30'unda tek başıma taksim ilkyardıma gitmişliğim vardır.taksimin 5.30'daki halini o hasta halimle bile çok büyülü bulmuştum.

birdutmasali 12 Temmuz 2010 23:14  

fatma bağcı,
merhabalar bende merakla bekliyeceğim bloğunuzu.. :))))
demek cihangirlisiniz ne mutluu size !
oysa sizin kaleminizden ne güzel olur bu çok sevdiğim yerler..
sevgiler..


damak tadı :
ah ne süpriz olur seninle karşılaşmak..
bari buralarda göreyim gül cemalini :)))))
çok öpüyorum canım sizleri.


lezzeti bol
tijenjiciğim güzel kalplim,
bazen duygusallık bir yanımızı bırakmıyor ister istemez böyle anlarda :(
şimdi geriye bamadan yolumuza devam etmek, bu daha az sııntılı günlerde yol lmak banada enerji veriyor
teşekkür ederim derin hislerine.


delfinam,
canım benim : senin gözün ve ruhunlada dile gelince ben doyamam bilirsin :)
inşallah royana kelebeklerde takılır :)



dokuzuncu bulut :
haklısınız !!!
haftalar geçirdim hastane günlerimizde,
en sakini sabah saatleri olduğunu farkettiğimde karar vermiştim semtin en kendi halindeki zamanlamasına..
teşekkürler.



bir demlik sohbet
sevilciğim,
bilenlerle daha anlam kazanıyor cihangir. bende çok mutlu oluyorum özlemlerinizi bir nebzede olsa azalttığıma, çok sevgiler canım.



boncuk mutfakta
Goncacığım ah bu pisiler :)))
her yere kıvrılmış birde poz verdiler :)))
banada keyif üstüne keyif kattılar sabah sabah :)


güldenciğim,
aslında hep güzel tabbii.
lakin dar sokklar- araçlar- kalabalık boğuyor bir zaman sonra iş günlerinde.
ama sabahları öylesine kendi halinde ki .......



kizhatçe :
:))))
yemicem işteeeeeeeeee :)

GULENAY 12 Temmuz 2010 23:55  

Merhabalar uzun bır aradan sonra:)umarım ıyısınızdır.sevgılerımle

Tijen 13 Temmuz 2010 14:59  

Sanki başka bir dünyaymış gibi geldi bir an NuNu'cuğum! Başka bir ülkeymiş gibi. Sana da öyle geliyor mu hiç? Ya da gezinirken...

birdutmasali 13 Temmuz 2010 21:54  

gülenay :
!! a tabii tabii. gayet iyiceyim teşekkür ederim :)



tijen,

ilk Gördüğüm zaman bir kış günüydü sene 1988.
ozaman dahada farklıydı tabii.
allahım nereye geldim ben böyle, bu nasıl bir semt, nasıl bu evler böylesine giydirilmiş dediğimi dün gibi hatırlarım.
ve
hala ilk kez görmüş gibi her defa müthiş keyif alırım tijenciğim !!!
yok istanbulda boğazdaki yalılardan sonra , böyle bir hoşluk.

Esin (Huysuzbalık) 13 Temmuz 2010 22:37  

Nunu sanki seninle o hastahane odasında karadutunun yanında hüzünlendim, sonra o yolu birlikte yürüdük gibi. Her resimde içimdeki hüzün dağıldı. İyi ki geçti o günler, iyi ki sağlığı daha iyi karadutunun. Sağlık versin Rabbim ve de böyle senin gibi güzellikleri görebilme yetisi versin hepimize. Sevgiler...

merinda 14 Temmuz 2010 08:14  

sevgili nunu evet uzun zamn oldu :) cok ozlemisim seni duygularin kaleminden su gibi akiyor o kadar gercekci ve imrendirici ki :) harika kareler yakalamissin kendimi tekrar turkiyede hissettim cok guzel ayaklarina, ellerine,gozlerine,ve kalemine saglik ( bu arada ogluna acil sifalar diliyorum umarim en kisa zamnda iyilesir:(

nalan 14 Temmuz 2010 13:40  

Bu blogu duymama rağmen bu güne kadar uğrayamamışım,yazık.
Önce geçmiş olsun der karadutunuzla beraber sıkıntıyı atlatmış olduğunuzu umarım.
Sonra da görmemiş olduğum bu semti sizinle gezmekten çok hoşlandığımı bildirerek teşekkür ederim.

birdutmasali 14 Temmuz 2010 14:13  

esin,
canım benim sağolasın.
istar istemez bu hüzün sizede yansıdı :(
ama şimdi gülümseyerek önümüzdeki güneşli günlere yürüyoruz..


merinda :
ne güzel sesini duymak :)
güzel yorumların sevgi kattı masalıma tekrar.
inşallah hasretinde yakın zamanda geçer güzel ülkemize döndüğünde.
sevgiler canım.


nalan:
çok mutluyorum yeni blog arkadaşlarımla tanışırken.
her şey oldukça iyice şu günlerde.
bende çok teşekkür ederim
sevgiler güzellikler...

Pepela 14 Temmuz 2010 15:34  

Bir kuş misali,bu güzel semtin tarih,samimiyet,asalet kokan,renkli sokaklarında uçup durdum,heyecanla.Sizin vesilenizle,gönlüm tekrar coştu,içim bu karelerle doldu.Yüreğinize,emeğinize sağlık gülüm!
Bizim ülkemiz o kadar güzel ki,keşfettiğimiz nice güzellikler var aslında.
Bu ara ameliyatınız için tekrar geçmiş olsun,Rabbim şifa,canlılık versin.Umarım sağlık ve neşe dolu geçer her gününüz.
Kocaman sevgiler

Pepela 14 Temmuz 2010 15:34  

Bir kuş misali,bu güzel semtin tarih,samimiyet,asalet kokan,renkli sokaklarında uçup durdum,heyecanla.Sizin vesilenizle,gönlüm tekrar coştu,içim bu karelerle doldu.Yüreğinize,emeğinize sağlık gülüm!
Bizim ülkemiz o kadar güzel ki,keşfettiğimiz nice güzellikler var aslında.
Bu ara ameliyatınız için tekrar geçmiş olsun,Rabbim şifa,canlılık versin.Umarım sağlık ve neşe dolu geçer her gününüz.
Kocaman sevgiler

G� 16 Temmuz 2010 11:23  

merhaba ..
yazıyı şans eseri okudum .. taksimde doğmus ve cihangirde okumus biri olarak beni aldın taaa 30 yıl öncesine götürdün o güzel günlerimi bana yeniden anımsattın .. cok tesekkur ederim.. yazıdan anladıgım kadarıyla evladın bir hastalıkla mücadele ediyor.. ona acil sifalar dilerim sanada bu zor dönemde bo sabır.. ve herşeyin hayırlısı / Güler

MASALA SESLENENLER....

Yükleniyor...

ESKİ MASALLAR (arşiv)

  © Free Blogger Templates Autumn Leaves by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP