EN GÖRKEMLİ KAT / CİHANGİR

>> 5 Eylül 2012 Çarşamba


Ben nasıl sevmem Şehrimin silüetini, renklerini, dokusunu, bir uçtan , diğer uca gezinişini, akan sularını, gemilerini,  çayını, simitini, inci gerdanlıklarını, kulelerini, saraylarını, görkemli camiilerini, her iki yakadaki kalelerini, kaldırım taşlarını, uçan kuşlarını, balığını, sofralarını, doğan güneşini, günün batışını, gökteki ayını, yıldızını nasıl sevmem ki !!!!



Bana bunları söyleten, beni dile - dize getiren, bana bunları yaşatan İstanbul'un sanatla iç içe yaşayan , dillere destan güzel semtlerinden Cihangir'de en görkemli kattayız !!!


Betül'ün dili tutuluyor, yemek için sabırsızlanıyoruz ama mekanın tüm şehre hakimiyeti soluklarımızı kesiyor adeta....
- ''Söylediklerin az kalmış, hayal bile edemedim böyle bir manzarayı '' diyor Betül tekrar üstüne ,tekrar ede ede...
İçimden diyorum ki : '' ben  bu yeryüzünün - şu gökyüzünün  hangi katındayım acaba ? '' İçimmm gidiyor buraya.



Hava sıcak, öğlen 13.30  suları cıvarıydı... Izgara et- salata tercih ediyor, eşliğinde  buzz gibi limonatalarımızın , az şekerli , naneli tadıyla ferahlıyor, tatlı tatlı esen rüzgarla  her dakika serinliyorduk...
Boğaz bir başa bir uca gidip gelen gemilerle çok hareketliydi bugün.. Bütün damların üzeri martılarla bezeli, gökyüzü berrak, deniz turkuaz rengiyle gerçekten büyülüyordu.



Günün devamı için biraz  daha kafein diyor yorgunluk kahvelerimizi içiyorduk... Planımızın son yarısını sohbet esnasında Betül'e çıtlatınca ellerini çırpmaya başlayıp, '' harika  vallahi '' diye ellerini çırpıyordu... Mutluluk anı resimde !


Bir buçuk saat doya doya  gözlerimize İstanbul içirdik...
Bir evlilik yıldönümümüzde gecenin buradan nasıl güzel olduğunu, gün batımının buradan nasıl da unutulmaz olduğunu anlattım Betül'e... Gökyüzünün pembenin,  morun, mavinin her tonuna bulanıp adeta bizim için giyindiğini söylüyorum.. '' daha sonraki saatlerde birde ay bize eşlik etmişti ki...sabahın ilk ışıklarına kadar bir masalın içindeydik adeta.
'' ne güzel anlatım böyle nunucum '' diye heyecanını belirtiyordu Betül ..


Kadraja martı giriyor, onu yakalıyorum bu karede, sonra anlatmaya devam ediyorum.

Hele birde pazar kahvaltısı yapmıştık ki masal kahramanımla, vallahi hala anlatır konuşur bir türlü gelmeye sıra getiremezdik O güzellikleri yaşamaya...

Prens Adaları karşımızdayken,  Betül'le planlar yapıyorduk sonbahara dair.. İlkbahardaki Kınalıada ve diğer adalara tur toplantımıza katılamamış, eksikliğini  hissetmiştik zira.


Sonra tam solumuzda benim Benim memleketimi ( Beylerbeyi) gösterip diğer sonbahar programınıda oraya yapalım diye kararlaştırıyoruz tüm bizim ekip olarak...
 Ama önce diyoruz ki kızlar burayı bilmiyor, onlarlada burada toplanıp, ardından  bir Beyoğlu çıkartması daha yapalım'' diye bağlıyoruz konuyu..


Haydi aşağı kata inelim, bir kaç güzel ayrıntıya beraberce resmedip yola koyulalım...Aynadan bu resmi çekiyorum  Betül çok dahiyane '' diye alkışlıyor beni :)))) Pek sanat kokulu oldu bu çekimin '' diyor (!)  :=)  seviyorum bu kareyi bende.

Merdivenlerden inerken sağlı sollu çok hoş obelere rastlıyor gözlerimiz,
hayal dünyası böyle sonsuz işte,


Bu aynayı  pek  seviyoruz mesela...


hele bu ''orjinal'' yer karoları,  tam nostalji !!! 
bayılıyoruz.

Kış bahçesi zaten bizi büyülüyor, kışın hiç gelmedim, tecrübem yok, ama bir boğaziçi kızı olarak poyrazı şimdiden hissedebiliyorum, hatta ürperiyorum iyi mi ? !!


Kışlık mekanları, sıcacık renklerle bezeli,, ama illa ki açık hava diyor yüreğim...


Haa ...pardon ama,  WC deyip de geçmeyin.. yok böyle zerafet !!  :=)) 
siz ne sanmıştınız acaba  ?? :=)

Tabii buranın yıllardır sahibi,  Ünlü tiyatrocu Yasemin Alkaya olunca , sanat , sahne üzerindeki gibi, her bir köşede de gösteriyor kendini ..
Çok zevkli !


Sarayburnundan, boğaz köprüsüne uzanan uçsuz bucaksız bir panoramanın sarhoşluğunda , öğlen saatlerini bitiriyoruz.... Tabii bildiğim bambaşka semtler- yerler de var  ama, Teras deyince İstanbul'da , hemen aklıma İlk burası gelir.
20. senesini kutlayacak seneye Yasemin hanım... 20  emek- özveri -sevgi- sanat dolu sene  !!

Seneye bizim 30 yılımız diye aklımdan geçiriyorum !!!
 Çok geldik,çok  gittik ama , istermisin 30 a imzamızı burda atalım :=)))
?????????????
------------------------------------------
Neyse neyse , şimdi biz adımlarımızı Beyoğlu' na atalım...
Burada tatlı yeme hakkımızı kullanmadık ,çünkü İtalyan Dondurması yemek niyetindeyim ! ,
ben karamel - tiramisuluyu seçtim bile, Betül ise gidince karar verecekmiş :=))

Sonra tatil için alışveriş yapacak- şapkalar, yazlık aksesuarlar  alacak, eksikleri kapatacağız,
 Galatasaray'a kadar geze geze yürüyüp, tünelden Karaköy yapacaktık...
Orada 5 çayımızı  çook sevdiğim bir mekanda içip ,vapura atlayıp ,martılara simit atacaktık....


-----------------------------------------

HEPSİNİ ALDIK-
HEPSİNİ YAPTIK !!
 EKSİK KALMADIK -BIRAKMADIK  :)
---------------------------------------------

 
İSTANBUL BU EFENDİM  ,
YAŞAYACAK- YAŞATACAKSINIZ .....KORUYUP  KOLLAYACAKSINIZ DA !

HAYDİ SİZEDE SIRA GELSİN......

İster bir kadeh içkinizi yudumlayıp, mehtabımı seyreyleyin, ister günü batırın, ister kahvaltı yapın.. İster öğlen yemek- ya da bir kahve molası  verin, nasıl isterseniz artık.

Müziksiz olur mu  hiç ? Harika playlistleri var üstelik,  kulaklarınız nağmeden nağmelere geçiş yapacak, o nostalik rüzgarlarda keyfinize diyecek söz bulamayacaksınız..
Mesela ansızın bir ünlü de içeriye girip yanıbaşınızda yemek de yiyebilir .. Mesela Gülse Birsel !
:=)))))   şeker kadındı !

BENDEN SÖYLEMESİ !

8 yorum:

Derya Sezgin 6 Eylül 2012 00:09  

Sultanım sefanız olsun süpersin maşallah:)))Öpüyorum...

mabel 6 Eylül 2012 01:36  

Ben ki cok gezerim ama sayenizde oyle harika mekanlar kesfettim ve arkadaslarimi goturdum ki. Her defasinda olay oluyor fotograflari gorenler icin. Harikasiniz! İyi ki blogunuzu kesfettim iyi ki varsiniz ve o garip insanlar gibi gizleyip saklamiyorsunuz gordugunuz guzellikleri!

mabel 6 Eylül 2012 01:36  

Ben ki cok gezerim ama sayenizde oyle harika mekanlar kesfettim ve arkadaslarimi goturdum ki. Her defasinda olay oluyor fotograflari gorenler icin. Harikasiniz! İyi ki blogunuzu kesfettim iyi ki varsiniz ve o garip insanlar gibi gizleyip saklamiyorsunuz gordugunuz guzellikleri!

Bengi Özkan 6 Eylül 2012 08:17  

Çok güzelmiş gerçekten, ilk fırsatta sonbaharda deneyeceğim mekanlardan....

Sevgiler

sibel pala 6 Eylül 2012 08:47  

muhteşemsiniz yazılarınızı sabırsızca bekliyorum o güzel resimlerinizi bende bir istanbul aşığı olarak sizin resimlerinizde yaşıyorum bu güzellikleri içinde olsamda gezmeye imkanım yok ama sizi keşfettikten sonra çok mutlu oldum sizinle yaşıyorum istanbul u çok teşekkürler harikasınız.

Hayat İzlerim, Kitap Sesleri 6 Eylül 2012 09:47  

Mükemmel. yazacak başak bir şey bulamadım.
Sevgiyle kalın :)

AsOrTiK 6 Eylül 2012 13:28  

istanbul'da sadece nefes alıp veren değil gerçek anlamda yaşayansın nUnU'cum önce bunun için seni takdir ediyorum, kutluyorum yürekten. bir de gittiğin her mekan şahane. zevki, keyifi bilensin. süpersin kısacası:))
öptüm seni

Bir Dut Masalı - nUnU 7 Eylül 2012 07:04  

derya
çok teşekkürlerrr :))

mabel
:)))
ülke şehir mekan bizim..
reklama giriyor oysa herşey :(((
ama bu şehir ayakta başka nasıl kalır ki ?
Teşekkür ederim beğeninize..


bengi,
çok seveceğinizi biliyorum.. :)


sibel,
çok mutlu oluyorum olumlu düşüncelerinize..
biliyorum özlem dolu çoğu insan, kah uzaklarda, kah içimizde....

hayat izlerim
:) teşekkürler, sevgiler.

asortik..
varol asortiğim.. seven yürekler varolsun.

HEPİNİZE SEVGİLER

MASALA SESLENENLER....

Yükleniyor...

ESKİ MASALLAR (arşiv)

  © Free Blogger Templates Autumn Leaves by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP