HALİÇ KAFE / SÜLEYMANİYE

>> 26 Mayıs 2013 Pazar



NİSAN-2013

''GÜNAYDINN GÜNAYDINNN'' diyorum bu şahane nisan sabahına..
 
Masamda seyri doyumsuz laleler, penceremin önünde rengarenk sıklamenler ,yavaş yavaş tomurcuklanan sardunyalar, elimde yarenim , demli-limonlu çayım, hem bu nisanın ilk günlerini kucaklıyor, diğer yandan da tweettleri okuyordum..
Sonra Face B. sayfama geçip oradan bütün dostlara  sesleniyorum, utanmasam camı ardına kadar açıp kurda-kuşa, konu komşuya da sesleneceğim  ! ama saat daha 07.00  !!
 
Günler öncesi yapmışım bugün ki planımı.. Haftalardır-aylardır  tarihi yarımadam da ayak basmadık  yer bırakmamış olan ben ,bugün adeta bayram çocuğu gibiyim.. Hava delice güzel ! Tek bulut, tek kımıltı yok ! Mimozaların -hanımellerinin kokusunu duyuyorum sabah serinliğinde, camın önünde derin derin içime çekip, içeri geçiyorum.. Papağan Rocky de pek neşeli gülümsetiyor beni :))
 Akşamdan hazırladığım giysilerimi askılarından alıp , hızla giyinip  ve aynadaki kadına gülümsüyorum , Yine tatlı !! :))
Nubuk ,bej rengi botlarımı ayağıma geçirip , caddeye kuaförüme doğru yürüyorum..
Bugünün rengi ekrular :)) krem tonları.. Bu berrak havada bende duru olmak istiyorum çünkü :)
----
 
Nefis ötesi bir vapur yolculuğu yapıyorum.. yeni vapurun seyir terasına kurulyorum, saydım tam 70 poz çekmişim Boğaziçi ve martılara dair !!!! Hele yukarıdaki bu kareden ödül bekliyorum ! :))
Ama çkıp kimse bana vermiyor ödülümü :) Üstüne üstlük martılar simit ödüllerini de benden alıyor !
Ama verdikleri pozlara minnettarım tabii :))
Güzellerim benim ...
 


Vallahi ne yalan vapurdan inesim yok, ama naparsınız, görev aşkı..

Yine Beyazıt'tan İstanbul Üniversitesinin duvarlarını yol boyu takip edip, benim sevdiceğim Süleymaniye'me varıyorum.. Kahvaltımı bile etmedim , sabahı erkenden yaşayıp  kaçırmamak için !


Süleymaniye camiini geçip, Mimar Sinan türbesinin önünden geçip aşağı kıvrılan daracık yolu takip ediyorum.. Enfes enfes evler var.. Eski İstanbul evleri değil, Eski Osmanlı evleri.. Hele Vefa'dakileri anlatmakla bitiremem Oraya gideceğiz üzülmeyin ! :))

Derken burun buruna geliyoruz 5 katlı Haliç Kafeyle..
 Aile işletmesi burası Üst kat ailenin evi ! Alt katı işletmeye açmış karı-koca .


Çok şanslıyım kimse yok !  ama, şansımı kendim yarattım biliyorum. Çünkü sabahın ilk saatlerini burada yaşamayı ,Haliç'i solumayı aklıma koymuştum !


Çok seviyorum burayı..

Kapıda beni işletme sahibi Kasım Bey karşılıyor.. Eşi Nesrin Hanım da iştirak ediyor.. Kısa, güler yüzlü bir sohbet yaşıyoruz.. Herkes kadar merakla ,işletmenin mazisini soruyorum :

Bir gün kendilerine yeni bir yaşam kurmak için,  İstanbul'u seyretmek amacıyla  Galata''ya çıkarlar.. Nerede olsun ,nasıl olsun deyip bakınırken, Nesrin Hn. '' İşte orası orası '' diyerek 3. tepeyi işaret etmiş !!  Doğruca  yola düşüp, labirent gibi sokakları geze dolaşa bu 9 numaralı evi bulmuşlar !
 O yıllarda boşmuş bu 5 katlı bina ...yaklaşık 10 yıl önce böyle hoş bir tesadüfle , yeni hayatlarını burada kurmuşlar..


Dinlemek o kadar hoş ki, hep benim masalım olacak değil ya :) Onlarında şahaneymiş hikayeleri :)

 Aynı üniversiteden mezunlar,, Nesrin Hn Karagümrük doğumlu, dedesi Üsküp göçmeni ve çook eski lokantacı ! Nesrin Hn genlerinden almış kepçe tava lezzetini :)
Eşi Kasım Bey Hasköy' lü.. 35 yıllık evliler...1890 yapımı, tipik bir Süleymaniye evi olan bu beş katlı binanın en üst katına evlerini taşımışlar. İlk iki katı ise Cafe Haliç adını verdikleri bir restorana dönüştürmüşler.

Nesrin Hn kadar, Kasım Beyde iyi bir aşçı :))

Ama ben çoookk açtım.. Dinlerken hatıralara da doymuştum lakin, şimdi bünyeyi de doyurmak lazımdı..

Sabah tutkum olan menemenimi söylüyorum.. Peynirli-tuzsuz ve bol biberli.. Çayda nasıl taze !!!
Bardak bardak..limon eşliğinde , keyifle denizde yüzdürüyorum gözlerimi...



Yarabbim.. Yüzüme yapışmış mutluluk..gözlerimden nasılda okunuyor gördüğüm her şey .
Şu eşsiz İstanbul, Haliç, Galata tam gözlerimin hizasında !!!


Ne bakarak doyuluyor, ne gezilerek, ne dokunarak bitiyor, her köşeden başka bir sevda karşılıyor sizi bu şehirde..



Solunuzda Haliç, karşınızda Galata, Şişhane ve Perşembe pazarı, diğer tarafta Beylerbeyi'm ! Haydarpaşa,Çamlıca ve Üsküdar ve Sarayburnu-Topkapı'yı görüyorsunuz.
 
 
Solunuzda ise Haliç akıyor - Eyüp ve Piyer Loti sizi bekliyor adeta.
 
 
Sessizlik bu panoramada en keskin yerini alıyor.. Tam istediğim gibi ! Ortam anlatılmaz, yaşanır ..
 
 Arada martılar ve vapurlar olmasa zaman durmuş gibi adeta ...Artık sabah kahvemi içmeliydim...
Az sonra Nesrin Hn. Kahveleri getiriyor, yanında kendi yaptığı çilek likörü.
Yarabbim kalbimi mi okudu bu Kadın ! Nicedir el yapımı bir çilek likörüne aş ermiyor muydum ben ? !
Harkulade sardunyalar, mis kokulu güller, en sevdiğim orkidelerle yığma ,bezeliydi cam önü..
Bedenen oradayım farkındayım,ama  başka bir hissiyat da beni çevreliyordu..
Kahvemdeki yudumlar, çilek likörüyle sarılıp beni bulutlara taşıyorlardı.. Oradan yeryüzüne bakıp, şehrin bu 3. tepesinden, Hazerfen Çelebi misali uçmakta olan benden başkası olamazdı...
Tüm Süleymaniye İstanbul artık kanatlarımın altında değilmiy di ? !!
 
Rüyalar aleminden beni, gülüşme sesleri, yüksek sesli sevinç çığlıkları uyandırıp kendime getirmeye zorluyordu ! Acaba tüm bunları yüksek sesle söyledim bana mı gülüyorlar dı '' diye düşünmedim değil  ! :))
 
Hemen ,ama hemen bu sihir bozulmadan , öğlen yemeğine gelmeye başlayan  yeni konuklara yerimi devredip çıkmalıydım mekandan... Ki ruhuma taşınan O ebedi saatlerin sihri uçmasındı...
 
 
 Kapıdan çıkıp bu şahane Osmanlı evlerinin aralarından geçip,  ayrancı yokuşuna veda ediyordum..
 
Saat Öğleni geçerken dimdik yokuştan yukarı doğru çıkıp, botanik bahçesini geçip, bakırcılar çarşısına doğru yolu tutmuştum bile... Upuzun bir yürüyüş sonrası ,yine tramvayla meydana inip,vapur- martı sefası benim yüzümü yeniden gülümsetmeye yetmişti bile...
 
Isınan hava ile baharı iyiden iyiye  karşılamaya artık hazırdık ..
 

Dönüş boyunca martılar  vapurumuza refakat ettiler.. unutulmaz bir günün akşam üzeri saatlerindeyim..
Nisan başı ve doyumsuz dakikalar yaşıyorum denizin üzerinde..

Artık masal günümü bitirip, masal evimde ki  çay saatime yetişebilirim.. Onlar artık bir ritüel oldu :)

Tüm yollar ,sıra sıra renk renk lalelerle bezeli.. Gözlerim festival misali.. Nisanın en güzel zamanlarıydı ...O   en sevdiğim aydır, papatyalar-mimozalar-laleler- eren gülleri  her tarafı çoktan bezediler bile..

Gelsin mayıs gülleri :)
 
 

ve bir insanın en güzel anıdır, KENDİ EVİNDE

ÇAY SAATİİİİİ   :)))))

HEPİNİZE SEVGİLER...İSTANBUL'UMU SAHİPSİZ BIRAKMAYIN EFENDİM..


33 yorum:

bülbülünyeri 26 Mayıs 2013 10:10  

Canım,
yine süper bir gezi yazısı okudum. Orada kahveyi yalnız içtiğini sanma, senin yanındaydım. Martıların fotoğrafları beni mest etti.
İstanbul her yeri ayrı güzellik, ayrı büyü. Bu nasıl bir şehir ki bir kare fotoğraf bile insana şiirler yazdırabilir. Bu şehre aşık olmamak mümkün değil.
Takibindeyim, seninle beraber adımlamak İstanbul'u inanılmaz bir zevk. Diğer gezilerini merakla bekliyorum.
Çay fincanın ve yanında ki güzellik için de söyleyecek söz yok. Muhteşemler.
Sevgiyle kal.

derya SEZGİN 26 Mayıs 2013 11:11  

Canım İstanbul'um ne kadar kalabalık ve keşmekeş olsa da çok seviyorum.
İnşallah bu yaz nasip olur 1 haftada olsa onu görmek:)))Büyükada'ya gidip
dolaşıp,tepede çay bahçesinde çay yudumlamak.Yüreğine sağlık sultanım...

Adsız 26 Mayıs 2013 12:58  

harikasin yine en nadide koselerden biri ve yine harika bir anlatim melek

Serpil ODABAŞ 26 Mayıs 2013 13:08  

Bu tatlı pazar gezintisi için teşekkür ederim nuraycım,orada sana rastlamak güzeldi :)))

Serpil ODABAŞ 26 Mayıs 2013 13:10  

Bu tatlı gezinti için teşekkür ederim nuraycım, orada sana rastlamak güzeldi :)))

Zeugma 26 Mayıs 2013 13:25  

Eşsiz görsellerin ve satırların eşliğinde seninle birlikte her ne varsa ben de yaşadım ve aynen mest oldum.

Pazar günümü şirinledin sevgili Nunucuğum.
Ellerine, emeğine, yüreğine sağlık.
İyi ki varsın.
Sevgilerimle....

Adsız 26 Mayıs 2013 13:34  

Nunu hem resimlerin * hem bu anlatımın asıl ödüle layık * yanında olsak bu kadar yaşardık *
kocaman sevgiler * Selma

Adsız 26 Mayıs 2013 13:57  

Canım arkadaşım; eline,
yüreğine sağlık...Seninle beraber biz de sanki oradaydık.Fotoğraflara, masal tadında yaşattığın bu mekana ve anlatımına hayran kaldım... Sevgiler, Gönül

Bir Dut Masalı - nUnU 26 Mayıs 2013 14:53  


Derya,
dilerim gönlünce yaşarsın canım..


melek
!!! asıl sen harikasın muhteşem sürpriz bu :))


serpil
:))))
çok çok teşekkürlerrr ?


Zeugma

varol canım benimmm


selma
hay bin yaşa. geldi ödül :))


gönül

ya harikasınız bu sabah !!
ard arda dünyanın her yerinden ses verdiniz

HEPİNİZE ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM DOSTLAR

neseersoy 26 Mayıs 2013 15:15  

Nunucum demin yorumumu yazmıştım ama bağlantı problemi oldu sanırım , olsun tekrar yazarım ben de :-) Fotoğraflar çok güzel ama roman tadındaki anlatımın bana seninle birlikte o güzel mekanda kahvaltı ve kahve keyfini yaşattı , emeğine sağlık canım , Bodrum-Gümüşlükten sevgiler :-)

NzlGl 26 Mayıs 2013 16:56  

Vallahi Nunucuğum
sizi anlatımınızla İstanbul'u gezmek gerçekten çok güzel.
Yüreğinize sağlık olsun.

Ahh o fincanlar beni benden alıyor haberiniz ola :))))))

kocaman sevgiler

Hatice Mungan 26 Mayıs 2013 17:12  

ooooo simdi orada olmak vardi...

Bir Dut Masalı - nUnU 26 Mayıs 2013 17:17  


neşem
çok teşekkür,ederim mutlu oluyorum


nazlım
:))
çok zarifsin,teşekkür ederim.
yine eeen kocaman chesscake dilimini ilk sana veriyorum.. :))


hatice

vardı vallahi.. gecesini bir görseniz !! Gözleriniz dolar

sevgiler

kardelen sezgin 26 Mayıs 2013 19:44  

bayıldım imrendim kıskandım desem çok olacak ama öyle yaaaaa:(((

IŞILCA TATLAR 26 Mayıs 2013 23:28  

Nuraycığım,

Muhteşem kareler bunlar. Sadece martı fotoğrafları değil bütün kareler ödüle layık.
Senin gözünle görmek gezmek çok hoş buraları.

Sen hep gez ve benim gibi gezemeyenlere göster İstanbul'umuzu.

Çoook öpüyorum.

Bir Dut Masalı - nUnU 26 Mayıs 2013 23:55  

sezginciğim
insanın içi gidiyor ne yalan :((
Çok haklısın ...


Işılım
canım İstanbul öyle bir şehir ki, her semti muazzam hikayelerle bezeli.o sebeple demişler, Ömür biter İstanbul bitmez diye..

Hep beraber yaşayalım :))

çok sevgiler

Yaşam İzi 27 Mayıs 2013 09:51  

Çok keyifli bir sabah geçirmişsiniz ve yaşadıklarınızı çok güzel dile getirmişsiniz.Okurken sizinle beraber o sabahı ben de yaşadım.

Akdeniz Kızı 27 Mayıs 2013 10:32  

istanbulu gezmek lazım dimi.....yaşamak için.....bizde oğlum ve eşim konsere gidecek diye geldik haftasonluğuna...emirganı gezmekte kısmet oldu...harikaydı....güzel resimlerin devamını bekliyoruz sevgiler

evcilik 27 Mayıs 2013 11:50  

Bir hikaye our gibi okudum yazını..Harikasın,
İstanbul gibi...
Sevgiler..

Fatma 27 Mayıs 2013 14:12  

Merhaba... ben Bir Ankara'lı olarak İstanbul hakkındaki yazılarınızı büyük bir zevkle okuyorum.Çok güzel anlatım ve çok güzel fotoğraflar emeğinize sağlık...

bülbülünyeri 27 Mayıs 2013 14:58  

Canım,
ayak izlerini takip ediyorum. Her yeri ayrı güzellikte olan nazlı şehri senin gözünden takip etmek inanılmaz zevkli.
Fotoğraflarını seyretmeye doyamıyorum, özellikle martıları nasıl da güzel yakalamışsın. Bence de ödülü hak etmişler.
Çay fincanın ve yanında ki lezzete de hayran olmamak elde değil.
Sevgiyle kal.

Adsız 27 Mayıs 2013 17:29  

çalışan bir kişi olarak istanbula yeterince vakit ayıramıyorum ama sizin sayenizde gezmiş gibi oluyorum tşk.ler
Çiçek..

Heyyfi 27 Mayıs 2013 20:14  

Nunucuğum, yine harika bir yazı olmuş.
Nesrin Hn.ların hikayesini de çok sevdim...
Gözlerini denizde yüzdürürken gerçekten çok mutlu görünüyorsun:)
Mutluluğun ve gülen yüzün daim olsun canım...
Sevgilerimle...

Bir Dut Masalı - nUnU 27 Mayıs 2013 21:31  


yaşam izi
:))) çok mutlu oldum teşekkürler.


akdeniz kızı
ne mutlu istanbulu görene.. keyfiniz daim olsun teşekkür ederim..


evcilik
çok sevindim , mevzubahis İSTANBUL olunca coşuyorum yazarken galiba :)


Fatma
çok mutlu ediyorsunuz beni.. yerini buluyor ya şu yazılar dahada mutlu oluyorum sizler dile geldikçe.. teşekkürler ediyorum..


birgülüm
canım varolasın.. İstanbul Sevdanın tutkunun abide şehri..
benim fincanlara vallahi Nazlım Göz dikti
napsak.. ? :)))

Çok teşekkür ederim Sevgiler dostlar.

Bir Dut Masalı - nUnU 27 Mayıs 2013 21:39  


çiçek,

çalışma hayatı maalesef herşeyden çoklukla feraget..elbet birgün herşeyin acısı çıkar. sağlıkla keyifle yeterki..
çok teşekkürler.


heyffi

çok çok teşekkürler.. ben İstanbulun en büyük parçasıyım sanırım :)))

GÜL'ÜN MUTFAĞI Dogada 28 Mayıs 2013 00:39  

istanbul sana aşık sen istanbula bizlerde hayran iki güzele nunucum özledik seni yansıttığın güzellikleri en büyük ödül bizlerden sana kucak dolusu sevgiler canım

tatesal 28 Mayıs 2013 09:02  

Öncelikle benim gibi uzakta olanların göremediği mahrum kaldığı yerleri görüp yürekten ve harika yorumunla anlattığın güzel İstanbula ve sana selam olsun....Nunucum kendim gezsem bu kadar sindiremezdim içime o kadar güzel anlatmışsın ki kelimelerle dans ettim bizzat yaşadım inan...çokkkk teşekkür ederim,sevgilerimle....
Not:Fotoğrafa 100 100 1000 1000 verdim mükemmel...

Bir Dut Masalı - nUnU 28 Mayıs 2013 12:13  

Gül,
Varol canım..Varlığınız ödül zaten..


Tülin,
Çok teşekkürler Tülinciğim.. Vallahi bonkörlüğün için için sarılıp sarılıp Öperim yanaklarından
:)))))))))))))))

ehlikeyfchef 28 Mayıs 2013 14:42  

ne hoş bir hanımmışsınız nUnU,iyiki çalmışsınız kapımı,hoşgeldiniz safalar getirdiniz yazınızı keyifle okudum resimler harika ödülü hakediyor bencede,ama en güzel bu anları yaşıyor olmak ...

Bir Dut Masalı - nUnU 28 Mayıs 2013 21:44  

ehlikeyfchef
:))
çokkk teşekkür ederim :)
O anlar ömre ömür anlardı..

sevgiler.

Ilhan Ucer 28 Mayıs 2013 21:58  

Ne kadar güzel yerler buluyorsunuz. Okur okumaz hemen gitmek geldi içimden. Çok da güzel anlatmışsınız, İstanbul'u hiç sevmeyen biri bile (acaba sevmeyen var mıdır demeyin eskiden ben sevmezdim. :( ) sizi okuyunca bu şehre aşık olur. Ama en güzeli ve şıkı evinizdeki kahve dekoru. Kutluyorum sizi bu güzel paylaşımlar için.

Mehmet Osman Çağlar 29 Mayıs 2013 13:30  

Yine doyumsuz ve eşsiz manzaralar eşliğinde bir o kadar görselleri destekleyen akıcı güzel yazınız...
Siz bunu, o güzelim şehri tanıtmaya devam ediyor, ben de üniversiteme ve şehre selam göndermeye devam ediyorum. Teşekkürler Nuray hanım.

Bir Dut Masalı - nUnU 29 Mayıs 2013 14:42  


İlhan Bey,
Kocaman teşekkürlerimi iletiyorum size sevgiyle..
Beni ne kadar mutlu ettiniz..


Mehmet bEY

Çok seviyorum beni tasvir edişinizi, destekleyişinizi, şu Çok naçizane anlatım dilimi ! Övgüye layık buluşunuzu..

varolun..
takip eden tüm yürekler Sağolsun..

MASALA SESLENENLER....

Yükleniyor...

ESKİ MASALLAR (arşiv)

  © Free Blogger Templates Autumn Leaves by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP