(Chora) KARİYE CAMİİ / MÜZESİ- EDİRNEKAPI

>> 19 Temmuz 2013 Cuma



aşağıdaki resim 1970 ler..


Aşağıdaki resim : 1890 Yılı Kariye 





Haziran ayının en sıcak günlerinden biri, arkadaşım ısrarla adaya , ya da Moda kulübe havuza gidelim diye ısrar ediyor.. ''Yok  ! benim programım var, başka  zaman yaparız'' diyor ertesi sabah yola koyuluyorum erkenden..Zaten havuza girdiğimi kim görmüş )
Dünyayı verseler bu İstanbul'dan- vapur yolculuğundan vazgeçermiyim ben ? 

İnanın bir turistler birde ben yollardaydım..Sıcaklık sabah olmasına rağmen 27* öğlen bittik demek !!


Eminönünden Edirnekapı'ya geçeceğim, hemen Fatih istikametli olan seferlerden birine biniyor,
4-5 durak sonra Edirnekapı'da iniyorum.. Hedef Kariye camii, sonra Molla aşki parkı...
Çiçekçinin önünden daracık yoldan geçince tabelalar sizi bu güzel Osmanlı evlerinin sokağına getiriyor, sokağın sonuna gelene kadar ,sağlı sollu bu  rengarenk cumbalı yenilenmiş evlere hayran oluyorsunuz..


Yokuş aşağı yolculuk kısa ama çok zevkli,
sokağın başında Kariye Oteli o güzel sarı konağıyla beni karşılıyor...


Sola dönünce tüm haşmetiyle Kariye Camii karşnızda ! Hakikaten çok farklı !


İlk gelişimde temmuz ayının sonu, sene 2004 idi. Bununla beraber 3. ziyaret oluyor, her gelişimde farklılıklar sevindirici 
Kariyenin sağında ASİTANE RESTAURANT VAR !!

Bir zamanların Chora Kilisesi, sonra Kariye Camii şimdi de Kariye Müzesi’nin yanı başında bulunan Asitane Lokantası mutfak kültürüne, tarihine meraklı olanlar için bir hazine değerinde. 
Burada yemek yerken Osmanlı İmparatorluğu’nun 600 yıllık lezzet mirasını da birebir deneyimliyorsunuz. Orta Asya, Anadolu, Ortadoğu ve Balkan kültürlerinin mutfaklarının harmanlanmasıyla oluşan Osmanlı mutfağının 15, 16 ve 17. yüzyıl örneklerini, özellikle Topkapı Sarayı’nda pişen yemeklerden 380 tanesini burada tatmak mümkün. 
Asitane’de yapılan çok önemli ve değerli bir arşiv çalışması. Çünkü dönemin mutfağı, aşçı loncalarının yemek ve pişirme bilgilerini meslek sırrı olarak saklama geleneğinden dolayı yazılı belgelere geçmemiş. 
Asitane’nin sahipleri bilimsel araştırmacı titizliğiyle 1991 senesinden bu yana Topkapı, Dolmabahçe ve Edirne Saray mutfaklarının yemek, tatlı masraf kayıtları, yabancı diplomatların ve seyyahların anıları, 1539 yılı Kasım ayında Edirne Sarayı’nda düzenlenen Kanuni Sultan Süleyman’ın oğulları Şehzade Beyazıd ve Şehzade Cihangir’in sünnet düğününe ait ‘Bir Ziyafet Defteri’ gibi önemli ziyafetlerin defterleri, çeşitli kaynakları incelenmiş. Tadım mönüsünde yer alan Badem Çorbası (1539), Kestaneli Terine Çorbası(1469), Hums Lokması (1469), Ciğer köftesi (1695), Mutancana (1539), Pekmezli Ayva Dolması (1539), Levzine (1539) saray sofralarında yapılan ve tarihleri bilinen yemeklerdi. İnsana yerken bu tarihleri bilmek bile ayrı bir heyecan veriyor. Geçmişe yolculuk gibi bir duygu. 
Yoksa tabii ki her yemeğin tadı muhteşem değil. Bir bölümünün tadı bugünün damak tadına uymuyor. Tarçın ve karanfille lezzetlendirilmiş, kızartılmış ciğer köftesi gibi kimi çeşitler çok ağır; kayısı, rezaki üzümü, bademle pişirilmiş kuzu butu yahnisi gibi kimi yemekler de çok tatlı gelebiliyor. 
Ancak zırhla kıyılmış kuzu ve dana kıymalı, pirinç, baharlı bitkiler, çamfıstığı, kuşüzümü ve pekmezli ‘fırında ayva dolması’ gibi dengeyi yakalamış lezzeti inanılmaz yemekler de var. Gül şerbetinde sakızlı su muhallebisi, badem, antepfıstığı ve mevsim meyveleriyle sunulan ‘helatiye’ ise tek kelimeyle müstesna bir lezzet. Tabii burada devreye Asitane’nin şefinin yeteneği de giriyor. Asitane mutlaka gidilip en az bir kez deneyimlenmesi gereken bir lokanta… 


Hadi bakalım Artık Müzeye girelim ziyaret başlasın..


 Müze kartlar da sistem değişmiş, artık her yer sınırsız değil, bazı müzeler senede 2 kez giriş hakkı veriyor !! bazı yerler sınırsız devam  ediyor ( netten bakınız)


 Benim çok özel bulduğum içinde derin bir hikayenin resmedildiği  mozaikleriyle dünyanın en kıymetli hazinelerinden biridir Kariye.. Böylesine canlı renkler böylesine bir anlatım yok !


Kariye ,Bizansın  gözbebeği bir kiliseydi özellikle hükümdarlığın seromonileriyle ünlüydü,
 4. yüzyıla kadar giden bir geçmişe sahiptir. Bugünkü  halini ise 12.yy almıştır. Fetihten sonra  Atik Ali Paşa tarafından camiye çevrilmiş ,1947 yılına dek kullanılmıştır. Daha sonra müze haline getirilmiş.



. Kariye dünyada Bizans sanatının merkezlerinden biridir ve Kariye de bizans sanatının eşsiz örnekleri sunulmaktadır.Bu küçücük kilisenin duvarlarındaki mozaik sanatı , İstanbul'da rönesansın ilk ışıklarını saçmakta ..
Usta sanatçıların izlerini, bu batılı tasvirleri anlamamak imkansız !
14.yy ait freskler, mozaikler, gerçeğe yakın yüz ifadeleri,canlı renkleri ve ayrıntılarıyla rönesansın habercisi adeta..


anlatım üslubu harika, olağanüstü olan ise yan ana dizilen mozaikler hristiyan alemini sahnelerken  Hz Meryem'in doğumuna, Hz. İsa'nın mucizelerine, göğe yükselişine ve incil' de anlatılan hikayelerin tamamını burada izlemek mümkün.
.


İç narteksin güney bölümdeki kubbe de madalyon içinde  İsa tasviri yer almaktadır.

Kubbe dilimleri arasında iki sıra halinde İsa’nın atalarına ait figürler yer almaktadır.

Üst kısımda ,Adem’den başlayarak Seth, Noah, Cainan, Maleleel, Jared, Lamech, Sem, Heber, Saruch, Nachor, Thara, Abraham, İsaac, Jacop, Phalec, Ragau, Mathusala, Enoch, Enos ve Abel ‘in  yer aldığı 24 atası betimlenmiştir.


 Alt kısımda Yakup’un 12  oğlu ile Judah’ın 2, Pharez’in 1 oğlunun figürü yer almaktadır.


Kompozisyonlar 3 boyutlu !Çizgi ve şekiller kusursuz ! İsa'nın mucizeleri duvarlarda gözler önüne seriliyor, hastalara şifa vermesi, felçlileri ayağa kaldırması,suyu şaraba çevirmesi, ekmeği kutsaması,e n önemlilerdendir ve hepsi  burada resmedilmiş.




İçten dışa doğru geçerken burada harika bir İsa mozaği bulunuyor .Sol elinde yeni ahit -incil, sağ eliyle de içeri giren cemaati kutsar şekilde tasvir edilmiş.. 
Sağ ve sol gözü ise farklı tasvir edilmiş, yüzündeki ifadeye dikkatle  bakıldığında o kadar gerçek ki, etkilenmemek imkansız !



İç narteksin  kubbe yüzeyinde madalyon içersinde Meryem ve Çocuk İsa tasviri yer almaktadır. 
Hz. Meryem’in başının iki yanındaki monogramlar “Tanrı Anası” anlamına gelmektedir.  
Orta kısımda yer alan madalyonun etrafı 16 dilime ayrılmıştır. Bu kısımlarda alt alta ikişer sıra halinde Hz. Meryem’in  ataları olan Kral Davut’un soyundan gelen on altı Yahudi kral  tasvirleri bulunmaktadır. 

Üst kısımdaki bu 16 kral - peygamber ; Davud, Solomon, Roboam, Abia, Asa , Josaphat, Joram, Ozias, Joatham, Achaz, Ezekias, Manasses, Amon, Josias, Jechonias ve Salathiel’in tasvirleridir.

Alt kısımda ise sırasıyla; Hananiah, Azariah, Mishael, Daniel, Joshua, Moses, Aaron, Hur, Samuel, Job, ve Melchizedek’in figürleri yer almaktadır.



Hristiyan alemini İncil de tek tek anlatan her olay burada duvarlarda açıkça görülüyor...


Binlerce yıl öncesine tanık oluyor, usta fırçaların dokunuşlarından, bir tiyatro sahnesi gibi hayretler içinde kalıyorsunuz.


Çok ama çok kalabalık, boş koridor -boş salon yakalamak mucize, resim çekmek kareye sokmak tesadüflere kalıyor !
yukarıdan sızan ışık ise telefonla çekime çok uygun olmasa da  ben yine de bunlara bin şükür ve şükranla müzeden ayrılıyorum... 
Böylesine bir hatırayı sayfamda bulundurmaktan  hakikaten mutluyum..


Kocaman bir nefes alıp dışarı  çıkıyorum, şimdi güzel bir panaromaya daha gideceğiz...


hediyelik eşya satan standlardan biraz hatıra alıyorum,



Aklımda, 3. kez ziyaret ettiğim Kariye Müzesinin mozaikleri ve unutulmaz resim sanatı  var... Geçmişi yaşamak farklı bir duygu, insanlığın yazılışı, evre evre  inançların yayılışı düşündürücü..

Şimdi biraz tarih dokulu yollardan yürüyüp, sizi yine Çok enteresan bir İstanbul Tepesine konduracağım...


 



9 yorum:

kırmızı ekoseli battaniye 19 Temmuz 2013 10:54  

harikasınız !! gerçi size bunu diyen 1 milyon insan olmuştur heralde:) İstanbul' a gittim demeye utanıyorum bu güzellikleri gördükçe..Gitmedim, görmedim..Ama notlarıma aldım.

Sevgiler

Hayat İzlerim, Kitap Sesleri 19 Temmuz 2013 11:20  

Muhteşem ben bir kez gidebilmiştim ama tekrar tekrar gezmek lazım bu tür yerleri, her gittiğinde farklı bir şeyler görüyor insan.
Sevgiler:)

Gamze 19 Temmuz 2013 11:22  

Burayı mart, nisan ayı gibi gezmiş mozaiklere hayran kalarak çıkmıştım.Hatta blogumda da paylaşmıştım.Ancak sesli rehber almadan bişi anlaşılmıyor.Sesli rehber kurtarıcı olmuş :)Çok güzel paylaşımda bulunmuşsunuz, emeğinize sağlık...

Arzu GÖNCÜ HANGÜL 19 Temmuz 2013 12:17  

Merhaba,çok teşekkür ederim paylaşımınız için..Gitmediğim bir yerdi,çok güzel..En kısa zamanda ben de gitmeliyim..Sevgiler..

Bir Dut Masalı - nUnU 19 Temmuz 2013 13:31  


kırmızı ekoseli battaniye :

çok teşekkür ederim-kariye çok özel bir müze lütfen görün !
sayfanıza ulaşamadım !


Hayat İzlerim, Kitap Sesleri :

benim 3. gidişim ama daha çok giderim biliyorum :))


Gamze :

Haklısınız açıklayıcı tanımlamaları bilmek gerek..yoksa anlamı kalmıyor
bende 3. kez gittim ilk seferinde rehberimiz vardı. sonra okuyarak görerek, şimdie pekiştirme yaparak hala ziyarete devam..
yine gelirim biliyorum :))


Arzu GÖNCÜ HANGÜL
mutlaka görün..sabah erken olsun, ordan da diğer posttaki parka da gidin lütfen..

kırmızı ekoseli battaniye 19 Temmuz 2013 16:21  

Merhabalar;

Hemen etkinleştirdim.Teşekkür ederim.

Sevgiler

Nilgünden gülücükler - El işi sitesi 19 Temmuz 2013 16:53  

Bayıldım,fotoğraflar güzel çıkmış,Sevgiler:))

KİZHATCE 19 Temmuz 2013 22:54  

oohhh sefan olsun nunu cuğum ist'lu yeniden fethediyorsun :) benim içinde derin bir nefes al olurmu :) hayırlı ramazanlar,öpüyorum...

beste 23 Temmuz 2013 01:59  

harika ötesisin inanki nunu..ben kayseride yaşayan bir İstanbul aşığıyım yılda 3 kere geliyorum..çocuklarla olunca bu tür gezme şansım olmuyor ama her sonbahar yalnız başıma 5 gün kaçarım..yine aldım biletimi kasım başına..geçen gittiğimde Ortaköy yazınızdan çok faydalandım notlar almıştım..bu sefer özellikle buraları listeme ekledim..her nekadar olumsuzlukla ayrılmış olsanızda molla aşık parkınada gidip (ezeli bende çook severdim) gerekirse tepkimi koyup fincnlara ve kirli masaya..(umarım düzelmiş olur)..sizi anarak bir sade kahvemi içeceğim..ozamana kadar yol haritamı dahada çoğaltırsınız zaten..Ayasofya civarını sultanahmeti ve çook sevdiğim hep gittiğim soğukçeşme yine ziyaret edilecek zaten..kayseriden size sevgiler gönderiyorum...

MASALA SESLENENLER....

Yükleniyor...

ESKİ MASALLAR (arşiv)

  © Free Blogger Templates Autumn Leaves by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP