2012/ SONBAHARA VEDA - MORAL KAHVALTISI
>> 8 Aralık 2012 Cumartesi
Aylardır bir sessizlik gidiyor değil mi masalımda ? Haklısınız !
*
*
Bayramları ne çok severim bilirsiniz, daha ilk gün keyifle başlamıştık ki, masal kahramanım akşamına ateşlenip hastalandı....
bu neyin nesi salgınsa, 3. gününde de Karadutlarım ve bayramdan sonraki günde bendeniz nasibimi aldım..
.. 30 yıldır evliyiz dördümüz birden, böyle hasta olmamıştık.. enfeksiyon , 2 hafta evimizden ayrılmadı, çok zorlandık ne yalan..
Herkez toparlandı derken ,bu seferde faranjitim geçmiş , ardından kronik sinüzitimle bir 15 gün daha cebelleşip, finali yaptım ! ama yine faranjit geri geldi, yine antibiyotikler başlandı..
yılmadım ipi göğüsledim derken, ardından da 20 'lik dişim 1 saat süren cerrahi yöntemle alındı !
10 gün konuşamadan, yiyemeden sancılara, iyileşme dönemine sabrederek geldi geçti...
ve Bitti şükür ..
Sonbaharın son çeyreğindeydik, bir moral kahvaltısı yapacak, ben son gençlik bağım olan 20'lik dişime veda edecek, aynı zamanda hep beraber sonbaharı da uğurlayacaktık..
Bu sefer eksiğimiz yoktu.. ilkokuldan beri '' HİÇ '' kopmamış Beylerbeyi'li çocukluk arkadaşları, olarak hep beraber biraraya gelecektik....
Zaten ne zaman bir şeyler yaşansa , biz daima biraradaydık....
Bu bizi daha çok kenetleyip, birbirimizden güç almamızı sağlardı ..
Benim için en güzel zamanlar.. rengarenk şapkalarım, eldivenlerim, atkılarım beni beklerdi yani :)
Ben renkleri çook severim !
O sabah hava kuru, serin ve çok bulutlu bir gündü...
Dışarı bakındım ,sonra pencereyi açıp yol boyu dizilmiş ağaçların sapsarı, kızıl ve yeşil karışımlı seramonisini keyifle seyre daldım..... sıra sıra rengarenk ağaçları seyretmek gibisi yoktur bu mevsimde..
Yerler, dün geceki yağmurdan sonra ,rüzgarın dallarından koparıp, sokaklara savurduğu, sapsarı yapraklarla bezenmişti.. Çok güzeldi seyretmek..
Ben, hele ki sabahın erken saatleriyse , her tarafı ıslak yapraklarla kaplanmış , bomboş cadde ve kaldırımları ne çok severim bilemezsiniz..
Yukarıdan bakıldığında, hele ki güneş ve ışıkta yansımışsa, altın gibi parıldayan , yerlere yapıştırılmış stickerlar gibi görünür gözüme ,yani seviyorum işte o an yollarda olup da yürümeyi..
Vaktimde var, üşenmiyorum alıyorum çay fincanımı bahçede şahaser renklerle bezenmiş yaprakların arasında geziniyorum.. Oturuup çardağın altına seyre dalıyorum.
Yaprakların seyreldiği kocaman ağaçların üzerine tünemiş serçeleri hiç uzun uzun seyrettiniz mi ?
:)))) çok keyif aldığım anlardır o dakikalar işte...
Nar ağacımız ve elma ağacı, çok keyifli , dolu dolulardı.. Kıpkırmızı olmuş sarmaşıklar da , o doyumsuz renkleriyle beni büyülemiş, dut ağacımın kocaman sarı yaprakları ise, yerlere çil çil saçılmıştı...incir ağacıda bende burdayım unuttun mu der gibi yapraklarını gösteriyordu sanki :)
Misler gibi karanfil dolu çayımı ve sonbahar keyfimi bitirip, kışa hazırlanan bahçemizden ayırılıp, hazırlanmak için biraz hızlandım..
Giyinmek, kuaföre gitmek için yarım saat yetti.. Çok kısacık da çene cerrahıma uğramam gerekliydi, herşey zamanında hazırlanıp, iyi organize olup, dakikaları dahi ziyan etmezsek, ne misafir ağırlamakta, ne bir yere yetişmekte zorlanmayacağımı çok olmuştu öğreneli !
Sadece İstanbul da trafik muammasını bunun dışında tutuyorum !
Ve ardarda çalan zillerle tüm kadro eksiksiz toplanmaya başlamış ve masamızın etrafında buluşmuştuk bile...
Yağmur hiç yağmadı ama fotoğraflar için, gün boyu ışık da yeterli değildi doğrusu !
Lakin bizim kızların ışıkları göz kamaştırıyordu ne yalan :)))))
Klasik kahvaltımızı yaptık.. Biraz simit, yabanmersinli -portakallı muffinlerle damakları tadlandırıp, fırında ekmek ızgarayla gözleri şenlendirdik..
çemenli mini ekmek lokmaları, bol yeşillik ve peynir tabağı ile desteklendi soframız..
İçli köfte harclı börek ise herkezlerden tam not aldı , tarifler gelecek elbette !!
Daha önce kaşarlı ve salamlı yaptığım ızgara ekmeğimi , bu sefer kocaman bir somon olarak sucuklu- kaşarlı- bol sebzeli olarak sunuyorum sizlere...
tarifi gelecek merak etmeyin !
hep beraber önce kardeşliğimize, sonra dostluğumuza ve nihayeti bana bolll şanslar diliyerek kadehlerimizi kaldırıp, günü noktalamıştık...
Aaaa ..unutmadan ! birde günün konusu, benim yeşil (!) ojelerimdi :)
Hatta Perihan'' ben oje süremedim telaştan, verirmisin bende süreceğim dedi :)
sarılar giyince, yeşille kombinlemek fena olmadı ''diye kendine beğenisini de dile getirdi :)
Bakın yeşil ojeli eller, nasılda gülümsüyor size !!!
Akşam çökmeden, karanlığa kalmadan evlerin yolu tutulup, bu sene de 2012 'nin sonbaharına bir arada veda ettik...
Yüzler gülüyor, içler ferah, günümüz şen... Herkezin mutlu ayrıldığını görmek ne güzel bir şey..
Ne mutlu ki, 6 yaşımızdan beri bizde her zaman, dostluk - kardeşlik kazanmıştır..
Kesintisiz 42 yıllık birlektelik.. Eeen kocamanından nedense, bir Maşallah Bize ! demek geldi içimden..
Artık şu, dü-şeş grubu sizden izin isteyip, bir sonraki postta görüşmek üzere hepinize sevgilerini yollar,
İYİ PAZARLAR DİLERLER EFENDİM :)
GÜNÜNÜZ KEYİFLE DOLSUN .
Read more...
























